Bize Ulaşın
Eski büyükdere cad. Maslak iş merkezi no:37 kat:3, PK:34398 Sarıyer İstanbul
info@p-ux.net
Tel: +90 212 211 32 00

AI ve UX İlişkisi

Yapay zekâ (AI), perakende, sağlık hizmetleri ve güvenlik gibi çeşitli büyük endüstrileri etkileyerek yıllar geçtikçe hayatımızın daha çok alanında yer alıyor. Yapay zekayı; öğrenebilen, kendini olduğu platforma/ürüne adapte edebilen ve düzeltebilen bir akıllı işlem gücü olarak tanımlayabiliriz. Bu teknoloji karmaşık problemleri çözme, üst düzey hesaplamalar yapma, olasılıkları belirleyerek gelecek tahmininde bulunma, alışkanlıkları ve kullanımları inceleyerek benzer modeller çıkarma gibi birçok konuda kullanılıp insanlara sunuluyor. Kafamızda daha iyi canlandırmak adına gördüğümüz ya da günlük hayatımızda kullandığımız AI kategorilerine bir göz atalım:

  • Analitik: Risk değerlendirmesi, duyarlılık analizi, geriye dönük analiz
  • Fonksiyonel: IoT çözümleri, robotlar, mekanik cihazlar
  • Etkileşimli: Kişisel asistanlar, chatbot, Amazon Alexa, Siri
  • Metin: Doğal dil işleme, metin tanıma, sesten yazılı metne dönüştürme
  • Görsel: Artırılmış gerçeklik
AI ve UX İlişkisi

Kullanıcı deneyimi tarafına odaklandığımızda ise yapay zekayı bir güç ve kapasite olarak değerlendirebiliriz. Bu güç bize kullanıcıların belirli eylemlerini veya kullanım durumlarını çözümleyip ihtiyaç ve isteklerine göre uyarlanmış bir uygulama hizmeti tasarlama imkânı sağlar. Yapay zekâ teknolojisinden yararlanan başarılı deneyimler oluşturmak için kullanıcı odaklı bir yaklaşım sürdürmemiz gereklidir. Bu yaklaşım, sürecin her adımında kullanıcıları ön planda tutmamız gerektiği anlamına gelir. Yapay zekanın deneyimi doğru yönlendirmesi kullanıcı ve ürün arasında güveni geliştirir. Bu güven, alışkanlık oluşturan davranışlar yaratmaya yardımcı olur. Örnek olarak kullanıcıların kişisel zevklerine, beklentilerine ve ihtiyaçlarına yönelik başarılı tahminlerde bulunan yapay zekâ kullanıcıların güvenini kazanarak başarıya ulaşacaktır.

Özetle, yapay zekâ odaklı UX, kullanıcı kararlarını, zevklerini, ihtiyaçlarını analiz ederek kullanıcı merkezli deneyimleri basitleştirmek ve daha etkili hale getirmek için akıllı bilgi işlemeden yararlanır. Biz de bu yazımızda AI teknolojisini ve kullanıcı deneyimini nasıl başarılı bir şekilde birleştirebileceğimize ve bunu yaparken hangi ilkeleri göz önünde bulundurmamız gerektiğine dair konuşacağız.

İhtiyaçları Tanımlamak

Yapay zekâ odaklı UX’in temel amacı, belirgin kullanım ve etkileşim sorunlarını çözerek daha verimli deneyimler sunmaktır. Kullanıcı ihtiyacını benimsememiz ve şu soruyu sormamız zorunludur: Problemleri azaltarak ve teknolojik olarak kullanımı kolaylaştırarak kullanıcılara daha iyi sonuçlar sunmak için yapay zekayı nasıl kullanabiliriz? Kullanılan teknoloji, ulaşılmak istenen kullanıcı deneyimine göre yönlendirilmelidir. Bunu sağlamak için de kullanıcıları anlamak ilk adımdır.

Doğru Beklentileri Belirlemek ve Kullanıcıyı Yönlendirmek

Yapay zekanın neler yapabileceğini ve sınırlarının nerede olduğunu sade bir dille açıklamaya çalışmak doğru bir yaklaşım olacaktır. Genel olarak, az vaat vererek gereğinden fazla hizmet vermek, güven inşa etmenin iyi bir yoludur. Zamanla, kullanıcılar yapay zekayı iş akışlarına en iyi şekilde nasıl entegre edeceklerini öğreneceklerdir.

Kullanıcılar karar vermek için AI’a güvenir. Güveni doğru yönde oluşturmak için, kullanıcıların sonuçların kalitesini doğru anlamaları gerekir. AI tabanlı teknolojinin güvenilirliği duruma göre değişkenlik gösteriyorsa, her sonucun güvenilirliğinin belirtilmesi gereklidir. Bu durumu göstermek için görselleştirmeden faydalanılabilir.

Doğru Beklentileri Belirlemek ve Kullanıcıyı Yönlendirmek

Tutarlı Geri Bildirimler Sağlamak

Tutarlı geri bildirim, akıcı, ilgi çekici ve gerçekçi bir kullanıcı deneyimi yaratır. Örneğin, bir kullanıcı ihtiyacına yönelik bir ürün aradıktan sonra, “Sizin için en iyilerini bulduk​​!” gibi bir reklam göstermek kullanıcının kişisel istek ve ihtiyaçlarını ön planda tutma izlenimi verir ve kullanıcı ile ürün arasında güvene dayalı bir ilişki geliştirir. Diğer bir deyişle, kullanıcı kendisi için özel bir işlem yapıldığını bilir. Bu durum, aynı zamanda geri bildirimin olabildiğince gerçekçi ve insani olmasıyla da sağlanır. Örneğin kişisel asistanlarda ya da chatbotlarda sağladığımız samimi günlük konuşma dili ve otomatikten ziyade kullanıcıdan gelen iletiye göre verilecek doğru cevaplar ürünün kullanıcıyla etkileşimini arttıracaktır.

Tutarlı Geri Bildirimler Sağlamak

Alternatifler Sunmak

Yapay zekâyla elde edilen kararlar her zaman doğru olmayabilir ya da doğru olsalar bile, kullanıcıların ihtiyaçlarını tamamen karşılamayabilir. Bu yüzden kullanıcılara kendi kararlarını verebilecekleri alternatif yollar sağlayarak, belirli bir eylemi yapmaya mecbur bırakmayan özgür bir platform sunulmalıdır. Örneğin, Google Haritalar’dan bir varış noktası seçtiğimizi varsayalım. Mümkün olan iki rota sunulur ve zaman tasarrufu sağlayan rota öne çıkarılır. Ama kullanıcı kısa süren yolu değil, daha çok zaman alan ama manzarası olan bir rotayı tercih etmek isteyebilir.

Hataları Analiz Etmek

Kullanıcılara yapay zekâ odaklı etkileşim sunarken, kullanıcıların nerede hatalı geri bildirim alabileceğini tahmin etmek gerekir. Örneğin, bir chatbot deneyimi tasarlıyorsak, kullanıcının alaksız veya tamamen aykırı bir yanıt alabileceğini göz önünde bulundurmalıyız. Bu yüzden kullanıcılara hatalı geri bildirimi olumsuz oylamasına, reddetmesine veya yorum vb. olarak belirtmesine olanak tanıyacak mekanizmalar oluşturulmalıdır. Hatalı geri bildirimlerin kullanıcı deneyimini ve platforma olan güveni olumsuz yönde etkilemesini önlemek hedeflenmelidir. Önlenemeyen hatalı geri bildirimler de kullanıcılardan gelecek dönüşlerle değerlendirmeye alınmalıdır.

Hataları Analiz Etmek

Gereken Zamanı Sağlamak

Yapay zekayı kullanıcılara tanıtırken dikkatli olunması gereken bir diğer nokta ise özellikle yeni kullanıcılar için çok fazla mevcut kişisel veri gerektirmediğinden emin olmaktır. Kullanıcı yapay zekaya alıştıkça güveni artar buna bağlı olarak izin vermesi kolaylaşır. Ayrıca bu durum, kullanıcıya yapay zekanın nasıl çalıştığını anlaması için zaman verir.

Süreci ve Niyetleri Paylaşmak

Şeffaflık, ürünü daha çok ortaya çıkarak etkenlerden biridir. Kullanıcılara verilerinin nasıl toplandığını, işlendiğini ve bu verilere neden ihtiyaç duyulduğunu anlatmak kullanıcılarda güven ve iyi niyet hissi oluşturur. Ayrıca kullanıcıların elde edilen sonuçları daha rahat anlaması ve yorumlaması için basit ve sade bir dille bu sonuçlara nasıl ulaşıldığı, yapay zekanın arka planda nasıl bir çalışma yaptığı bilgisi de kullanıcılara sunulabilir.

Özetle, AI tabanlı bir teknolojide kullanıcı deneyimini doğru bir şekilde inşa etmek için önce kullanıcıları iyi tanımak ve anlamak gerekir. Bunun bir sonucu olarak doğru ihtiyaç ve isteklere ulaşılır. Kullanıcılara yapay zekâ ürünüyle neyi başarabileceklerini veya neleri başaramayacaklarını açıkça belirtmek ve buna göre beklentilerini belirlemeleri için fırsat tanımak ayrıca önemlidir. Kullanıcıların hoşuna gitmeyen ve güven eksikliği oluşturan durumları onların geri bildirimleriyle öğrenmek ve analiz etmek başarılı ürüne giden yolda bir başka önemli adımdır.

Author avatar
pux
https://p-ux.net